masum's profile ςђเlєкєรђPhotosBlogListsMore Tools Help

ςђเlєкєรђ

masum deniz

Occupation
Location
Interests
yaşamak buysa eğer bırak üstü kalsın...yorgun çilekeş

Custom HTML

 

Custom HTML

No content has been added yet.

Custom HTML

No content has been added yet.
Photobucket

Custom HTML

No content has been added yet.

Custom HTML

 

Video

 
Photobucket
June 20

sevmek bazen...

 

 


   

June 17

..............

Git artık !...          
Sustuklarını bana harcama… Dilimdeki pasaklı küfürleri kaldıramazsın.             
Yüregine gelmeye vesaitim yok. Ve kalmaya yerim…            
Git artık ! Yollarını bana harcama…               

Sürgün ve hükümlü yanlarımdan vurgun yiyorum en cok…           
Düslerimi tükürüyorum mosmor bir kusmukla.            
Bitmiyor öksürük nöbetlerim.Sökül artık nikotine kesmis cigerimden…             
Duvar örülü kapıların ardında özgürce büyüdüm ben oysa…           
Tutsaklıgım sanaymıs.            
Simdi azad ettim kendimi               
Parcalandı zincir.           
Git artık!..          
Suskunlugumun Katili..., Kelepce vurma özgür düsüncelerime!              

Sana haykırdıgımı sandıgım her yazıda, Kendime carpıyorum..           
Dipteyim simdi, sevin!               
Bu yüzden “gel” bitti dilimde…          
"Git" büyüdü icimde…            

Cıplagım…Ardısık hüzünlerde… Elbiselerimi zaman giymis teker, teker..          
Begenmemis ,cıkarmıs hepsini…            
Sesine yakın bir notam yok, söyledigim sarkilarda…        
 Bu yüzden cekmiyorum geri öfkemi…        
Cıkma karsıma, silindin!           
Daha sokak köpeklerinin küfürleri var dilimde..        
Katı bir yalnızlık hükmüne boyun egmis,          
Suskunluklarimi bozdun sen!Sustuklarinida bana harcama,          
Sustuklarinla birlikte silindin!              
Sakin.. arkana bakma, sakinnn...       
Dedim ya,          
Kaldiramazsin dilimin pasakli küfürlerini!          
Simdi ebediyete kadar sus,         
"S.i.L.i.N.D.i.N"         
 
 
           Bağlanmayacaksın
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
" O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
 Ve zaten genellikle O daha az sever seni, Senin O'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
 Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
 Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
 Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları...
 Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin...
 Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye. Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
 Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...      Can YUCEL
 
 ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥
 
                             Yazamıyorum
 
Yazamıyorum…
İçimden gelmiyor yalan sevdalara nameler döktürmeyi
Oysa ki
Ne telaşlı, ne utangaç günlerimiz vardı
İçimden gelmiyor
Kapkara düşleri, masmavi düşlerle örtüştürmeyi
Kim derdi ki nefreti kusacak kadar hainmiş benim dediklerimiz
Ateş söner, yağmur dinermiş
En vefakar dostum diye gecelerin koynuna atarmışız kendimizi…
Zamanla çok şeyi öğreniyor insan
Gecelerin ihaneti ise en beteriymiş
Sarılacak yılan bile bulamazsın
Öyle ki su bile seni boğmaktan nefret eder…
Kendi kendinden nefret eder
Kendine düşman kesilirsin
Yeter ki ihanet seni bir yakalayıversin
Kalemin de senden kaçar
Yazacak bir şey bulamazsın
Ölmek istersin uçurumlar, tabutlar senden kaçar…
Bir şiir yazarsın, bitirmek istersin
Mümkün değil, bitişler senden kaçar
İstesen de bitiremezsin…
 
♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥

6ldof35
Ellerimi her uzatışımda boşlukta kalıyor, her gün kurduğum düşler hep boşa çıkıyor,
 ne olduğunu bilmiyorum ama , birileri düşlerimde hıçkırarak ağlıyor.
 

♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥


          NOKTA NOKTAM


Dün bir dosttan, uzun bir mektup aldım
Beni anlatmış sana ve sen ona
"Unuttum artık onu" demişsin.
Hem bu sözü gülerek,
Medar-ı iftihar ile söylemişsin.
Unutamazsın Nokta Noktam
Unutamazsın!
Çünkü; unutmak için
önce unutulmak gerek
Oyasa ki sen,
Hala bende esen,
Eski kavak yelisin.
Unutamazsın...

Kan değil, tüküremezsin,
Ruj değil, silemezsin
Dişi dudaklarına, dişimle yazdığım
İki heceli erkek adımı
Unutamazsın Nokta Noktam
Unutamazsın!
Seninle biz, halâ bir kabukta
İki badem içi gibiyiz.

Baharsın; kokacaksın
Güneşsin; yakacaksın.
Sabah yatağım kadar rüyâ dolu
Sabah yatağım kadar sıcaksın
Unutamam
Unutamazsın!

bilemdn

                             HERSEY SENDE GIZLI 


   Yerin seni çektigi kadar agirsin
   Kanatlarin çirpindigi kadar hafif..
   Kalbinin attigi kadar canlisin
   Gözlerinin uzagi gördügü kadar genç...
   Sevdiklerin kadar iyisin

   Nefret ettiklerin kadar kötü..
   Ne renk olursa olsun kasin gözün
   Karsindakinin gördügüdür rengin..
   Yasadiklarini kar sayma: 
   Yasadigin kadar yakinsin sonuna; 

   Ne kadar yasarsan yasa,
   Sevdigin kadardir ömrün.. 

  Gülebildigin kadar mutlusun 
  Üzülme bil ki agladigin kadar güleceksin 
  Sakin bitti sanma her seyi,

 

   Sevdigin kadar sevileceksin.
   Günesin dogusundadir doganin sana verdigi deger
   Ve karsindakine deger verdigin kadar insansin
   Bir gün yalan söyleyeceksen eger
   Birak karsindaki sana güvendigi kadar inansin.
   Ay isigindadir sevgiliye duyulan hasret
   Ve sevgiline hasret kaldigin kadar ona yakinsin
   Unutma yagmurun yagdigi kadar islaksin
   Günesin seni isittigi kadar sicak.
   Kendini yalniz hissetigin kadar yalnizsin
   Ve güçlü hissettigin kadar güçlü.
   Kendini güzel hissettigin kadar güzelsin..

   Iste budur hayat!
   Iste budur yasamak bunu hatirladigin kadar yasarsin
   Bunu unuttugunda aldigin her nefes kadar üsürsün
   Ve karsindakini unuttugun kadar çabuk unutulursun
   Çiçek sulandigi kadar güzeldir
   Kuslar ötebildigi kadar sevimli
   Bebek agladigi kadar  bebektir

 Ve herseyi ögrendigin kadar bilirsin bunu da ögren, 
  Sevdigin kadar sevilirsin...

 

                                       CAN YUCEL

 ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥ ♥

 

    mor salkımlı sokak

Seni düşündüm yine bu akşam üstü
Gelmedin mor salkımlar sana küstü
Umutsuz bekledim sabaha kadar
Çok sevdiğin yağmurlar bile sustu

Seni düşündümde çıldırdım yine
Kahrettim seni benden çalan geceye
seni sordum yatıgıma seni sordum boş odama
Hesap sordumda yumrukladım duvarları

Mor salkımlı o sokakta ellerimi tut
Okşa yine saçımı dizinde uyut
Ne çok severmişim gidince anladım
Serseri gecelerde sana ağladım

Bu akşamda sensizliği anılara srıp içtim
Kaybettikten sonra anlıyor insan
Meğerse hiçkimseyi senin kadar sevememişim
Bi dönsen en güzel yerinde biten o rüya

Yeniden yaşanır istesen
Yıldızları sermezmiyim ayaklarına
Geldiğin yollara toz olmazmıyım
Yine şafak söküyor

Uykulerın unuttuğu gözlerim yine tavanda
Ne vardı diyorum ah bi dönseydin son anda
Şarjörüne hasret sürdüm sazımın
Şimdi hüzün işgalinde yüreğim
Ve ben hala mor salkımlı o sokakta bıraktığın yerdeyim...

                                                   

                                                      Seni Seviyordum

Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi...

Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi

İnsan hergün anımsar mı aynı gözleri

SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu

Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun, herkesten başkaydı işte...

Güldüğü zaman yukarıya bakardı;

Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı...

Ne güzeldiler sen bilmiyordun...

BEN SENİ SEVİYORDUM...

Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler

Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu

Geri dönüyordu, çoğalarak

Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, herseyi erteleyişim oluyordun

Kalp ağrısı oluyordun,

Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun,

Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk,

Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk

Cesurduk...

Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller...

Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun...

Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun

Sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra

Yağmurlar yağdı, serin haziran akşamları

Derken bir gün uzaktan gördüm seni...

Saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı

Kalbimi acıttı her zamanki gibi...

Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun

Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir yada boşver bilme en iyisi...

Yaşayabilme İhtimali

soğuk ve şehirlerarası
otobüslerde vazgeçtim
çocuk olmaktan
ve beslenme çantamda
otlu peynir kokusuydu babam...

Ben seninle bir gün Veyselkarani`de haşlama yeme ihtimalini sevdim.

İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
(Ankara`da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman)
özlemeye başladım herkesi ..
Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki,
adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra ..

Bizim Kemalettin Tuğcu`larımız vardı...
Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...
Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan
kahverengi sıralarda, solculuk oynamaya başladık ..
Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla ...
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu, pütürlü duvarlara
ve Türk Dil Kurumu`na inat bir Türkçe’yle ...
Ağbilerimizden öğrendik, Ş harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi ..

Ankara`ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri
Oysa Ankara`da hiç sevişmedim ben.
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim ..
(Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak ..)
Ankara`ya usul usul kurşun yağıyordu ..
Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri ..
Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim ..
Ve hiçbir mahkeme tutanağına geçmedi adım ..
çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece ..

sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde
ama sen yoktun ..
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde ..
Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu ..
Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesine gelebilme ihtimalini seviyordum ..

Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.
yaz sıcağı toprağa çekiyordu tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini ..
Sonra otobüs oluyordum,
kırık yarık yoların çare bilmez sürgünü ..
Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum Muş ovasının yalancı maviliği ...
Otobüs oluyordum bir süre ..
Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum,
yanağım otobüs camının garantisinde ..
Otobüs oluyordum ..
Bir ülkeden bir iç ülkeye ..
Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum ...
 
Zap suyunun başına koyuyordum şarkılarımın lis- tesinin ..
Korkuyordum ..
Sonra iniyordum otobüsten ..
Çarşıdan bizim eve giden,
ömrümün en uzun,
ömrümün en kısa,
ömrümün en çocuk,
ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum ..
Çünkü sonunda annem oluyordum
babam kokuyordum sonunda ...

Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim, çocuk olmaktan ..
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam ...

Ben seninle bir gün Van`da ki bir kahvaltı salonunda ..
Ben seninle (sadece bilmek zorunda kalanların bildiği) bir yol üstü lokantasında...
Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan Doğubeyazıt`ın herhangi
bir toprak damında ...
Ben seninle herhangi bir insan elinin terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim ...

Ben senin,
beni sevebilme ihtimalini sevdim!

YILMAZ ERDOGAN

 

Maydanos Cafe


 

 
Photo 1 of 14

Custom HTML

Photobucket

Custom HTML

Photobucket

Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!

space im hakkında yorum yaparsanız  sevinirim

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
muratwrote:
rengarenk bir sürü yazı ne zaman ekledin la bunları :D eline, emeğine sağlık dostum güzel olmuş alanın :)
Sept. 17
spacexxwrote:
Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket
Nov. 21
tuğbawrote:
SEBONUN SÖZLERİ OLDUGUNU BİLMİYORDUM BEGENDİĞİM İÇİN YAZDIM ARKADAS GÖNDERMİŞTİ
Oct. 21
tuğbawrote:
RESİMLER GÜZELMİŞ PAYLAŞIM İÇİN SAĞOL
Oct. 21